Skip to content
  • 0505 698 98 44
  • 08:30–18:00
  • bilgi@hartavikara.com
  • Ekibimize Katıl
  • Anasayfa
  • Kurumsal
    • Hakkımızda
    • Değerlerimiz
    • Yorumlar
    • S.S.S
  • Ekibimiz
  • Hizmetlerimiz
    • İş Hukuku
    • Arabuluculuk
    • Ceza Hukuku
    • Aile Hukuku
    • İhale Hukuku
    • Asgari Ücret Tarifesi
  • Blog
  • Ödeme
placeholder-661-1.png
İLETİŞİM
Uncategorized
By: admin Eki 26

Göçmen Kaçakçılığı

(Türk Ceza Kanunu Madde 79)

Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan;

a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,

b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,

Kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(2) Suçun, mağdurların;

a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,

b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,

hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

(3) Bu suçun; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Kanun Gerekçesi

Türkiye tarafından da onaylanan “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” ve “Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol” hükümlerinin gereğini yerine getirmek üzere Tasarıda yer verilmiştir.

Maddî menfaat sağlamak üzere, genellikle suç örgütleri marifetiyle göçmenler başka ülkelere kaçırılmakta, yasal olmayan yollarla ülkeye sokulmakta ve bu örgütlerin eline düşen çaresiz insanlar, büyük ve bazen yaşam ve beden bütünlükleri bakımından onarılamayan zararlara uğrayabilmektedirler.

Maddenin birinci fıkrası göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturan seçimlik hareketler tanımlamaktadır. Tanıma göre, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollarla bir yabancıyı ülkeye sokmak veya ülkede kalmasına imkan sağlamak ya da Türk vatandaşı veya yabancının ülke dışına çıkmasına imkan sağlamak, seçimlik hareketli suç olarak tanımlanmıştır.

Bu itibarla, yasal olarak yurda girmiş olmakla beraber, Türkiye’de sürekli olarak oturmalarına yetkili mercilerce karar verilmemiş yabancıların ülkede kalmalarına imkan sağlamak da, bu suçu oluşturacaktır.

Suçun manevî unsuru, fiilin “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddî bir yarar elde etmek maksadıyla” işlenmesidir. Suçun oluşması için, bu maksadın varlığı gerekli ve yeterlidir; ancak menfaatin elde edilmiş olması gerekmez. Bu unsur, suçu örneğin terör maksadıyla bazı kişileri ülkeye sokmak fiillerinden ayırmak olanağını vermektedir. Kaldı ki, bu suçta asıl mağdurlar, çaresizlik ve yoksullukları nedeniyle kendilerine bir ekmek kapısı açmak için çırpınan insanlardır.

İkinci fıkrada, göçmen kaçakçılığı suçunun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek cezaların yarı oranında artırılması öngörülmüştür.

Maddenin son fıkrasında, bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında da bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacağı öngörülmüştür.

Suçun Kanuni Tanımı

Göçmen kaçakçılığı suçu, en basit anlatımı ile maddi bir menfaat karşılığında yasal olmayan yollardan ülkeye insan getirilmesi, kendisi tarafından getirilmese bile yasal olmayan yollardan ülkeye gelen kişi ya da yasal olarak gelmesine karşın ülkede kalmasına izin verilmeyen kişilerin ülkede kalmasına imkan sağlaması şeklinde olabileceği gibi ülkede yaşayan yerli ya da yabancı kişilerin yasal olmayan yollardan yurtdışına çıkmasına imkan sağlanması şeklinde oluşmaktadır.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Unsurları

Göçmen kaçakçılığı suçu, özel kast ile işlenebilen bir suçtur.

Failin maddi bir menfaat (elde edilen menfaatin şekli, niteliği ya da miktarı önem arz etmemektedir) elde etme amacı ile hareket etmesi gerekmektedir. Menfaat olmaksızın insani amaçlarla göçmenleri barındıran, taşıyan veya herhangi bir şekilde yardım eden kimse göçmen kaçakçılığı suçu işlemiş sayılmaz

Suçun tamamlanması için fiilen maddi menfaat elde edilmesi şart olmayıp bu amaçla hareket edilerek maddi menfaatin elde edilecek olması suçun tamamlanması için yeterlidir. ( Vardıkları yerde parasını almak koşulu ile taşımayı kabul eden ancak, herhangi bir şekilde yakalanarak fiili tamamlayamayan kişi anlaşmış olduğu ücreti almasa dahi suçu işlemiş sayılır.)

Suç seçimlik hareketlerle işlenebilen bir suçtur. Fail kanunda belirtilen hareketlerden birini yaparak

Yabancının yasal olmayan yollardan ülkeye sokulması (TCK m.79/1-a): Bir yabancının ülkeye giriş şartları 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslarası Koruma Kanunu’nda belirlenmiştir. Türkiye’ye girişin yasal kabul edilebilmesi için, önceden tespit edilen gümrük giriş kapılarından pasaport kullanılarak girilmesi, vize muafiyeti yoksa 90 güne kadar olan kalışlar için giriş vizesinin bulunması ve ülkeye giriş yapan kişinin girişi yasaklı kimselerden olmaması gerekir. 6458 sayılı yasaya göre bu şekilde yapılan girişler yasal giriş olup göçmen kaçakçılığı suçuna vücut vermez. Ancak, bu usuller dışında bir yabancının Türkiye’ye sokulması, sokulmasına aracılık edilmesi, yardım edilmesi göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturur.

Hemen belirtelim ki, bir yabancının Türkiye’ye girişinin sağlanması için sahte belge kullanılmışsa; fail, kullanılan belgenin niteliğine göre özel evrakta sahtecilik veya resmi evrakta sahtecilik suçundan da ayrıca cezalandırılmalıdır (TCK m.212).

Yabancının ülkede kalmasına imkan sağlanması (TCK m.79/1-a): Yabancının Türkiye’de sürekli kalması belli koşullara bağlıdır. Türkiye’de, vizenin veya vize muafiyetinin tanıdığı süreden ya da 90 günden fazla kalacak yabancıların ikamet izni almaları zorunludur (6458 sayılı Kanun m.19). Maddi menfaat elde etmek amacıyla bir yabancının yasal olmayan yollardan Türkiye’de kalmasına imkan sağlanması göçmen kaçakçılığı suçu teşkil eder. Yabancının Türkiye’de kalmasına imkan sağlama; yiyecek içecek verme, barınacak konut veya başkaca mekan sağlanması vb. şeklinde hareketlerle olabilir. Tekraren vurgulayalım ki, insani nedenlerle bir yabancıya barınacak yer veren veya yiyecek içecek vererek yardım eden kişi, suç kastının olmaması nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunu işlemiş olmaz. Yasal olarak Türkiye’ye girmiş olmakla beraber, Türkiye’de sürekli olarak oturmalarına yetkili mercilerce henüz karar verilmemiş yabancıların ülkede kalmalarına imkan sağlamak da, bu suçu oluşturacaktır.

Türkiye vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlama (TCK m.79/1-b): 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslarası Koruma Kanunu’na göre Türkiye’den yurt dışına çıkışlar önceden belirlenen çıkış kapılarından pasaport bulundurularak yapılmalıdır. Yurt dışına çıkacak kişinin Türkiye’de bulunması, ister yasal ister yasal olmayan nedenlere dayalı olsun, yurt dışına mevzuata aykırı bir şekilde çıkarılmaya çalışılması göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturur. Örneğin, yurt dışına çıkış kapılarını kullanmada doğrudan Edirne’den karayoluyla tır dorsesine bindirilen Türkiye vatandaşı veya yabancının para karşılığında yurt dışına götürülmesi, bu seçimlik hareketin meydana gelmesine yol açar.

Göçmen Kaçakçılığı suçunun maddi unsuru, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek amacıyla, yasal olmayan yollardan;

– Bir yabancıyı ülkeye sokmak veya,

– Ülkede kalmasına imkan sağlamak veya

– Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamaktan ibarettir.

Göçmen kaçakçılığı suçu seçimlik hareketli bir suçtur. Bu fiillerden birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. Anılan hareketlerden birden fazlasını gerçekleştirilmesi de bir suç oluşturur. Ayrıca bu suç, serbest hareketli bir suçtur Fiilin gerçekleştirilme şekli önemli değildir. Bu maddede geçen ülke, Türkiye’dir. Türkiye ülkesi, Türk topraklarından (kara ülkesi), nehir, göl, içdeniz liman gibi iç sulardan, kara sulardan (deniz ülkesi), ve bunların üzerinde bulunan hava tabakasından (hava ülkesi) oluşur. Farazi anlamda ülkeyi oluşturan yerler, göçmen kaçakçılığı anlamında ülke sayılmayacak, buraya yabancının getirilmesi ile suç oluşmayacaktır.

Göçmen kaçakçılığında maddi unsur olarak belirlenen ülkeye sokmak, Pasaport Kanunu hükümlerine göre, elinde giriş için gerekli (pasaport ve pasaport yerine geçen ve bunlara ilaveten vize gibi alınması gereken) belge olmadan ve/veya ülkeye giriş için açılmış bulunan kapılar kullanmadan bir başkasını ülkeye dahil etmek, almak, getirmek hususlarım ifade eder.

Suçun diğer bir öğesi de Ülkede kalmasına imkan sağlamaktır, usulüne uygun olarak ülkeye girmeyenler için ya da ülkeye mevzuata uygun olarak girmiş olup, ülkede kalma için gerekli izinler alınmadan, çalışma veya ikamet tezkeresi bulunmadan, ülkeden sınır dışı edilmemelerini sağlamak için kaçak göçmenlere yönelik yapılan her türlü faaliyeti kapsamaktadır. Yasal olarak yurda girmiş olmakla beraber, Türkiye’de sürekli olarak oturmalarına yetkili makamlarca karar verilmemiş yabancıların ülkede kalmalarına imkan sağlamak için örneğin, yasal olmayan yollardan oturma izni, kimlik vb. belgelerin temin edilmesi, göçmenlerin yakalanmamaları için saklanma veya barınmalarının temin edilmesi, iş verilmesi diğer koşulların da varlığı halinde bu suçu oluşturabilecektir. Bu seçimlik hareketin konusunu, yalnızca yabancılar oluşturur, Türk vatandaşı olan bir kimsenin, ülkemizde kalmasına imkan sağlama suçunu oluşturmasına olanak yoktur.

Çıkmaya imkan sağlamak da bir Türk veya yabancının Pasaport Kanunu hükümlerine göre elinde çıkış için belge olmadan veya ülkeden çıkış için açılmış bulunan kapılar kullanılmadan veya Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi veya CMK hükümlerine göre ülkeden çıkması yasaklanan bir kimseyi ülke dışına çıkarmaktır. Örneğin, göçmenlerin tekneye bindikleri sırada veya Meriç Nehrine yakın bir noktada, tıra kaçak olarak bineceği gümrük sahasında veya bindiği gemi henüz hareket etmeden yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemler atılı suçu oluşturacaktır.

Bu suçun oluşması için, suça konu göçmenlerin herhangi bir zarar görmeleri, ölmeleri, yaralanmaları, fiziksel acı çekmeleri gerekli değildir. Bu nedenle anılan suç, bir zarar suçu değil, soyut tehlike suçu görünümündedir.

Göçmen kaçakçılığı, ‘Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla,’ ya da bir başka anlatımla, kastla işlenebilen bir suçtur. Sözü edilen maksadın maddi menfaat elde etme olması, bu suçu başka suçlardan ayıran bir özelliktir. Suçun tamamlanması için maddi menfaatin temin edilmesi gerekli değildir, anlaşmanın bulunması yeterlidir. Ayrıca maddi menfaatin bizzat faile yapılmış olması da zorunlu değildir, bir başkasına maddi menfaat temin edilmesi durumunda da bu suç oluşur. Göçmen kaçakçılığı suçunun taksirle işlenmesini Kanun açıkça düzenlemediği, nedenle, bu suç taksirle işlenemez. (YCGK-K.2019/378 – içeriğinde savcılık görüşü).

Göçmen Kaçakçılığı Suçunun Cezası (TCK 79)

Göçmen kaçakçılığı suçunun cezası şu şekildedir:

  • Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan; bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan, Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan kişi, 5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK m.79/1).

Göçmen kaçakçılığı suçunun daha fazla ceza gerektiren nitelikli halleri ve cezaları şu şekildedir:

  • Suçun, mağdurların; hayatı bakımından bir tehlike oluşturması, onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır (TCK m.79/2).
  • Göçmen kaçakçılığı suçunun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır (TCK m.79/3).
  • Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.79/4).

Göçmen kaçakçılığı suçuna teşebbüs de suç tamamlanmış gibi cezalandırılır. Suça teşebbüs, göçmen kaçakçılığının temel şekline veya nitelikli (TCK m.79/1-son cümle).

Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti Suçu Arasındaki Farklar Nelerdir?

Gerek göçmen kaçakçılığı gerek insan ticareti suçu, faillerin maddi yarar sağlamak amacıyla mağdurları bir yerden başka bir yere taşıması ve sömürmesi söz konusudur. Suçların icra hareketleri bazı benzerlikler taşımakla birlikte her iki suç arasında önemli farklılıklar vardır. İnsan ticareti suçu ile göçmen kaçakçılığı suçu arasındaki farklar şunlardır:

  • Her iki suç da özel kast ile işlenmesine rağmen farklı saiklerle işlenir. İnsan ticareti suçu, “zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla” işlenir (TCK m.80). Göçmen kaçakçılığı, “doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla” işlenir (TCK m.79).
  • İnsan ticareti suçunda mağdurlar bir yerden bir yere götürülse bile sömürü sürekli bir biçimde devam eder. Ancak, göçmen kaçakçılığı suçunda fail sadece mağdurun yurda sokulması, yurtdışına gönderilmesi veya ülke içinde barındırılmasını sağlayarak maddi menfaat temin etmeye çalışır.
  • Göçmen kaçakçılığı suçunda mağdurun fiile rızası vardır. Bu suçta mağdur, kendi rızasıyla Türkiye’ye girmek, Türkiye’den başka bir ülkeye gitmek veya ülke içinde barınmak istemektedir. İnsan ticareti suçunda mağdurun işlenen fiile ya rızası yoktur ya da rızası hileyle sakatlanmıştır. Göçmen kaçakçılığında; mağdura zor kullanılması söz konusu değilken, insan ticareti suçunda; cinsel amaçlı sömürü, organ kaçakçılığı, kölelik, çocuk ticareti gibi pek çok şekilde maddi yarar sağlamak amacıyla zor kullanılır.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Göçmen kaçakçılığı suçu, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Göçmen kaçakçılığı suçu kapsamında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilemez.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Göçmen kaçakçılığı suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilemez.

Cezanın ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Göçmen kaçakçılığı suçu nedeniyle verilen hapis cezası hakkında erteleme kararı verilmesi mümkün değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçunda Şikayet Süresi, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Göçmen kaçakçılığı suçu, şikayete tabi suçlar arasında değildir. Bu nedenle suçun konusu göçmenlerin şikayetçi olması ve sonradan şikayetten vazgeçme, kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresi içinde her zaman soruşturma konusu yapılabilir.

Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Göçmen kaçakçılığı suçu nedeniyle yapılan yargılamalarda olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.

Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Göçmen kaçakçılığı suçu, uzlaşmaya tabi suçlardan değildir.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Görevli Mahkeme

Göçmen kaçakçılığı suçu hakkında yargılama yapma görevi asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.

Emsal Yargıtay Kararları

1. Göçmen Kaçakçılığında Maddi Menfaat Unsuru (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2018/1456 E., 2019/567 K.)

  • Kararın Özeti: Maddi menfaat elde etme amacı, göçmen kaçakçılığı suçunun önemli unsurlarından biridir. Sanık, başka bir ülkeye geçmek isteyen göçmenleri yasa dışı yollarla taşımış ancak herhangi bir ücret almadığını savunmuştur. Yargıtay, suçun oluşması için maddi menfaat elde edilmesi şartının fiilen gerçekleşmesinin gerekmediğini, menfaat temin etme amacının yeterli olduğunu belirtmiştir.
  • Sonuç: Suçun oluştuğuna hükmedilmiş ve cezalandırma kararı verilmiştir.

2. İnsan Hayatını Tehlikeye Atma ve Cezanın Artırılması (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2016/5841 E., 2017/3249 K.)

  • Kararın Özeti: Göçmenlerin, kapasitesinin üzerinde bir tekneye bindirilmesi sonucu hayati tehlike yaşamaları, suçun ağırlaştırıcı nedenlerinden biri olarak değerlendirilmiştir. Sanığın, göçmenlerin hayatını tehlikeye atacak şekilde hareket ettiği sabit görülmüştür.
  • Sonuç: Sanığın cezası, TCK’nın 79. maddesi gereğince artırılmıştır.

3. Örgütlü Göçmen Kaçakçılığı (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2020/2147 E., 2021/1452 K.)

  • Kararın Özeti: Yargıtay, göçmen kaçakçılığının bir suç örgütü tarafından organize bir şekilde gerçekleştirilmesi halinde, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesi uyarınca ayrıca “örgütlü suç” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmiştir. Sanıkların suçun planlanmasında ve uygulanmasında aktif rol oynadıkları tespit edilmiştir.
  • Sonuç: Hem göçmen kaçakçılığı hem de örgüt kurma ve yönetme suçlarından hüküm kurulmuştur.

4. Göçmenlerin Rızası ile Suçun Gerçekleşmesi (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2017/4321 E., 2018/2331 K.)

  • Kararın Özeti: Göçmenlerin, kendi rızalarıyla yasa dışı bir şekilde başka bir ülkeye geçmek istemeleri, sanığın ceza almasına engel değildir. Yargıtay, mağdurların rızasının, suçun oluşumunu ortadan kaldırmayacağını vurgulamıştır.
  • Sonuç: Göçmenlerin rızası olduğu gerekçesiyle beraat talebi reddedilmiş, sanığa ceza verilmiştir.

5. Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2019/6543 E., 2020/2456 K.)

  • Kararın Özeti: Sanık, suçun işlenmesinden sonra yetkili makamlara giderek göçmen kaçakçılığı faaliyetlerini ihbar etmiş ve suçun ortaya çıkmasına yardımcı olmuştur. Yargıtay, bu durumu etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde değerlendirmiştir.
  • Sonuç: Sanığın cezasında indirim uygulanmıştır.

6. Göçmenlerin Sınırdışı Edilmesi Süreci ve Hukuki Durum (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2015/1234 E., 2016/5678 K.)

  • Kararın Özeti: Göçmen kaçakçılığı suçunda, göçmenlerin mağdur olarak sınır dışı edilmeleri süreci, yargılamayı etkilemez. Sanık, sınır dışı edilen göçmenlerin beyanlarının alınmadığını savunarak eksik inceleme yapıldığını ileri sürmüştür. Yargıtay, mağdurların beyanlarının alınmasının zorunlu olmadığını, diğer delillerin suçun tespiti için yeterli olduğunu ifade etmiştir.
  • Sonuç: Eksik inceleme iddiası reddedilmiştir.

7. Suçun Unsurlarının Oluşmaması (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2017/4568 E., 2018/1234 K.)

  • Kararın Özeti: Sanık, yanında bulunan yabancı uyruklu kişileri bir yerden başka bir yere taşırken yakalanmıştır. Ancak, sanığın taşımayı maddi bir menfaat amacıyla gerçekleştirdiğine dair somut bir delil bulunamamıştır. Yargıtay, göçmen kaçakçılığı suçunun oluşması için menfaat sağlama amacıyla hareket edilmesi gerektiğine vurgu yapmıştır.
  • Sonuç: Sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı bozulmuş, beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

8. Göçmenlerin Rızasıyla Gerçekleşen Taşıma ve Maddi Delil Eksikliği (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 2018/2345 E., 2019/4567 K.)

  • Kararın Özeti: Sanık, kendi akrabaları olan yabancı uyruklu kişileri, göçmen kaçakçılığı amacı olmaksızın taşırken yakalanmıştır. Mahkeme, taşınan kişilerin yasa dışı yollarla sınır geçişi planladığını kabul etmiş ve mahkûmiyet kararı vermiştir. Ancak, Yargıtay, sanığın göçmen kaçakçılığına dair bilerek ve isteyerek hareket ettiğine dair yeterli delilin bulunmadığını belirtmiştir.
  • Sonuç: Mahkeme kararı bozulmuş, beraat verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

9. Delil Yetersizliği ve Zan Altında Bırakan Şüpheli Durumlar (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2016/5843 E., 2017/2459 K.)

  • Kararın Özeti: Göçmenlerin bulunduğu bir araçta şoför olarak yakalanan sanık, olayla ilgisi olmadığını ve sadece ticari bir taşıma işi yaptığını savunmuştur. Araçta bulunan göçmenlerin, sanığın suç işleme kastını doğrulayacak ifadeler vermemesi ve olayda suç işlediğine dair başka bir somut delil bulunmaması nedeniyle Yargıtay, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
  • Sonuç: Sanığın mahkûmiyetine ilişkin karar bozulmuş, beraat yönünde karar verilmiştir.

10. Suçla Doğrudan İlgili Eylemin Tespit Edilememesi (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2019/1456 E., 2020/2347 K.)

  • Kararın Özeti: Sanığın, göçmenlerin sınırdan yasa dışı geçişini organize ettiğine dair herhangi bir somut delil bulunamamıştır. Göçmenlerin sanığı tanımadıkları ve onunla herhangi bir anlaşma yapmadıkları ifade edilmiştir. Yargıtay, olayda suçun maddi unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir.
  • Sonuç: Delil yetersizliği nedeniyle mahkeme kararını bozmuş ve beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

11. Maddi Menfaat Sağlama Amacının Bulunmaması (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2020/5678 E., 2021/1234 K.)

  • Kararın Özeti: Sanık, göçmenlere yardım amacıyla bir süre rehberlik yapmış ancak bu hizmet karşılığında herhangi bir maddi menfaat elde etmemiştir. Yargıtay, maddi menfaat temin etme veya temin etme amacı olmadan bu suçun oluşamayacağını ifade etmiştir.
  • Sonuç: Suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

12. Organize Suç Şüphesinin Somutlaştırılamaması (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2017/3245 E., 2018/1123 K.)

  • Kararın Özeti: Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçunu organize bir şekilde işlediği iddiasıyla mahkûmiyet kararı verilmiştir. Ancak Yargıtay, sanığın organize bir faaliyetin parçası olduğuna dair delil bulunmadığını ve olayda bireysel bir eylemin dahi kesin bir şekilde tespit edilemediğini belirtmiştir.
  • Sonuç: Yargıtay, şüpheyi ortadan kaldıracak kesin delil bulunmadığı için beraat kararı verilmesi gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç

Yargıtay, göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin beraat kararlarını genellikle şu gerekçelerle vermektedir:

  • Delil yetersizliği.
  • Suçun maddi unsurlarının oluşmaması.
  • Menfaat sağlama amacının kanıtlanamaması.
  • Şüpheden sanık yararlanır ilkesi.

Bu kararlar, sanıkların yalnızca şüphe üzerine mahkûm edilemeyeceğini ve suçun unsurlarının somut delillerle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir.

Share:

Arama Yap

Kategoriler

  • Delivery (1)
  • Law service (1)
  • Uncategorized (4)

Son Yazılar

26 Eki 2011

Then turned to look out the window at the dull

06 Şub 2020

26 Eki 2025

Etiketler

Financial law Real state

İşinizi şansa bırakmayın. Alanında uzman bir avukattan hukuki yardım alın, sonuca bir adım daha yaklaşın.

İletişime Geç

Hukuk uyuşmazlıklarında önceliğimiz yüz üze iletişim olup, Hukuk ofisimizde sizleri ağırlamaktan memnuniyet duyarız.

  • 0505 698 98 44
  • Seferşah, Adnan Menderes Cd. Mavi Plaza No:6-1/33, 17600 Ezine/Çanakkale
  • 08:30–18:00

Hizmetlerimiz

  • Tüm Hizmetler
  • İş Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • Aile Hukuku

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Değerlerimiz
  • Ekibimiz
  • Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)
  • Yorumlar

Hızlı Linkler

  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • Aile Hukuku
  • İhale Hukuku

Tüm Hakları Saklıdır 2024 © Hartavi Kara Avukatlık Ortaklığı

Bu site tarafından geliştirilmiştir.