- 0505 698 98 44
- 08:30–18:00
- bilgi@hartavikara.com
YARGILAMA USULLERİ
Yazılı Yargılama Usulünde dava malzemesinin hazırlanması yazılı olur. Bu usulde esas olan esas olan yazılı yargılama olmasına karşın sözlü yargılamanın özellikleri de bulunmaktadır. Yazılı yargılama usulünde dilekçeler teatisi dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçesi ile son bulmaktan bu aşamadan sonra tahkikat aşamasına geçilmektedir. Yazılı yargılama usulünde ön inceleme duruşması yapıldıktan sonra ayrı bir tahkikat günü verilmesi ve tahkikat sonucunda da sözlü yargılama için yine ayrı bir gün verilmesi gerekmektedir.
Asliye Hukuk Mahkemeleri, Aile Mahkemeleri, Asliye Ticaret Mahkemeleri, Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanmaktadır.
Basit Yargılama Usulünde görülen davalarda dilekçeler teatisi dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile tamamlandıktan sonra yargılamanın kısa sürede sonlandırılması ile dava son bulmaktadır. Yazılı yargılama usulünden farklı olarak, daha kısa, basit ve hızlı sonuçlandırılmasında yarar bulunan dava ve işler basit yargılama usûlüne tâbi tutulmuştur (m. 316-322) Sözlü yargılama usulünde yazılı yargılama usulünden farklı olarak ön inceleme duruşması ile ilk tahkikat duruşmasının birlikte yapılabileceği ve sözlü yargılama için yeni bir gün verilmesi durumu söz konusu değildir. Kanun koyucu tarafından amaçlanan, basit usuldeki davaların daha hızlı ve seri olarak sonuçlandırılması olduğunu görmekteyiz.
Sulh Hukuk Mahkemeleri, Tüketici Mahkemeleri, İş Mahkemeleri ve İcra Hukuk Mahkemeleri Basit Usulde Yargılama Yapılır.
Her iki yargılama yönünden de; dilekçeler teatisi, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamaları mevcuttur. Her iki yargılama usulünde de iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra başlayacağı (ön inceleme aşamasında karşı tarafın muvafakati ile ya da karşı tarafın mazeretsiz duruşmada hazır bulunmaması halinde muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmalarını genişletebileceği) benimsenmiştir.
Mahkemeninbir davaya bakabilmesi için davacının talebi şarttır. Buna Hukuk Usulünde Tasarruf İlkesi denilmektedir.[1] Bu anlamda Tasarruf İlkesi, tarafların bir uyuşmazlığı başlatmak, bu uyuşmazlığın konusunu belirlemek ve uyuşmazlığa son verebilmek yetkisini ifade eder. Taraflarca Getirilme(Hazırlama) İlkesine göre; hâkim, kendiliğinden taraflarca ileri sürülmeyen hiçbir vakıaları kendiliğinden araştıramaz ve resen hükme esas alamaz. Bu nedenle dava dilekçesinin düzenlenmesi davacının tasarrufunda olup, hakim resen araştırma yapamaz ve talepten fazlasına hükmedemez. HUMK’ tan farklı olarak HMK’ da yazılı yargılama usulünde, davanın açılma tarihi bakımından ortaya çıkan tartışmalar son vermek ve bu konudaki gelişmelere ayak uydurabilmek için, davanın açıldığı tarih bakımından dilekçenin kayıt tarihi esas alınmıştır (HMK m. 118).
Dava açılırken harç ve avans ödenmesi sistemi kabul edilmiştir. Bilindiği üzere, HUMK döneminde başlangıçta masrafların verilmemesi sebebiyle yargılama gereksiz yere uzamakta, bu durum kötüye de kullanılabilmekteydi. Bu nedenle HMK döneminde, harç ve avansın peşin ödenmesi zorunluluğu getirilmiş (m. 120), yargılama sürecinde de eksik avansın ödenmesi kesin bir süreye bağlanmıştır.
Dava dilekçesinin içeriğinde bulunması gereken hususlar HMK md. 119’ da açık ve net bir şekilde belirtilmiştir. Her şeyden önce belirtmek isteriz ki HMK 119’ uncu maddenin 2’ inci fıkrasında; “Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” Hükmü ile dava dilekçesi içeriğinde eksik bulunması halinde ne olacağına değinilmiştir. Bu nedenle dava açılırken özellikle dikkat edilmesi gereken hususların dava dilekçesinde eksiksiz olarak yazılmış olması ve bu konuda dava açılmadan önce gerekli araştırma yapıldıktan sonra dava dilekçesinin mahkemeye verilmesi gerekmektedir. HMK 119/1 e göre dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar şunlardır.
Mahkemenin adı: Dava dilekçesi görevli ve yetkili olduğu düşünülen bir mahkemeye hitaben yazılır. Bir yerde aynı konuda birden fazla görevli mahkeme varsa; yazılan dilekçe nöbetçi mahkemeye hitaben yazılır. (HMK 119/1-a)
Tarafların ve varsa kanuni temsilci veya vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri: Tarafların ad ve soyadları ile adresleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numaralarının yazılması ve varsa kanuni temsilci veya vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin yazılması gerekmektedir. (HMK 119/1-b,c,ç)
Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, dava konusunun değeri: Dava dilekçesinde davacının taleplerin açık ve öz olarak davanın konusu bölümünde yazılması gerekmektedir. Ayrıca malvarlığı haklarına ilişkin davalarda dava değerinin de dava dilekçesinde açık bir şekilde yazılması gerekmektedir. (HMK 119/1-d) Zira bu davalarda harca esas miktarın belirlenebilmesi bakımından dava konusunun değeri önem taşımaktadır.[2]
Davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri: Davacının davası ile iddia ettiği olayları eksiksiz, anlaşılır ve net bir şekilde açıklamak zorundadır. Kendiliğinden getirme ilkesi gereğince de hâkim davacının dava dilekçesinde bildirdiği vakıalarla bağlı olup, taraflarca bildirilmeyen vakıaları resen araştıramaz ve onları hatırlatacak hallerde dahi bulunamaz. (HMK 119/1-e)
İddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceği: Davacı yine dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu vakıaları hangi delillerle ispat edeceğini dava dilekçesinde açıkça belirtmek zorundadır. (HMK 119/1-f) Ayrıca davacı yazılı yargılama usulünde; en son cevaba cevap dilekçesi ile basit yargılama usulünde ise; dava dilekçesi ile delillerini bildirmek zorundadır. Bu şekilde delillerini mahkemeye hasretmiş olan davacı vekili istisnai durumlar hariç sonradan -karşı tarafın muvafakati olmaksızın- mahkemeye başka delil gösteremeyecektir. Zira iddianın genişletilmesi yasağına girecektir.
Dayanılan Hukuki Sebepler: Dava dilekçesinde bulunması gereken hususlardan birisi de davacının iddiasını dayandırdığı hukuki sebeplerdir. Ancak hâkim, hukuku resen uygulamak zorunda olduğu için bu hususun dava dilekçesinde bulunma zorunluluğu yoktur. (HMK 119/1-g)
Açık Bir Şekilde Talep Sonucu: Davacı karar verilmesini istediği talep sonucunu yani neye karar verilmesini istediğini dava dilekçesinde açık bir şekilde belirtmesi gerekmektedir. Söz konusu dava kısmi olarak açılmış bir eda davasıdır. Davacı vekili fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu belirterek karşı tarafın tespit edilen maddi kayıplarının tazmin edilmesini, ayrıca talebinin fer’ileri olan faizler, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. (HMK 119/1-ğ)
Davacının, varsa kanuni temsilcisinin veya vekilinin imzası: HMK uyarınca davacı veya varsa kanuni temsilci veya vekili tarafından usulüne uygun olarak atılmış ıslak imzanın – UYAP sisteminin hayatımıza girmesi ile birlikte elektronik imza yönetmeliği yarınca elektronik imza ile UYAP sistemi üzerinden dava açılabilmesi de mümkündür – bulunması gerekmektedir.
Ayrıca, davacının elindeki belgelerin ekte sunulmasıyla, başka yerden getirilecek belgeler hakkında bilgi verilmesi zorunlu kılınmıştır (HMK 121).
Dava dilekçesi tevzi bürosu olan yerlerde tevzi bürosuna; tevzi bürosu olmayan yerlerde doğrudan mahkemesine ya da nöbetçi mahkemeye varsa delilleriyle birlikte iki nüsha olarak verilir. Tevzi bürosu olan yerlerde tüm işlemler tevzi bürosu görevlilerince yapılır ve gereken harçlar ve gider avansı yatırıldıktan sonra davacıya dava tarihi, saati, hangi mahkemeye tevzi edildiği, hedef süre formu ve dosya esas numarasını içeren bir evrak(Tevzi Formu) verilir. Tevzi bürosunca yapılan kayıt tarihi, davanın açıldığı tarih olarak kabul edilir.(Yönetmelik md.18/a,I) Tevzi bürosu olmayan yerlerde dava dilekçesi hakim tarafından mahkeme kalemine havale edilir. Kalem görevlilerince hesaplanan harçlar mahkeme veznesine yatırıldıktan sonra mahkeme kaleminde mahkeme esas defterine kaydı yapılır. Genel olarak Harçlar Kanunu 27’ inci maddesi gereğince uyarınca her yıl belirlenen başvurma harcı ile maktu veya nispi harçların – Özel durumlarda ise Ör: uyarınca ölüm ve cismani zararlar sebebi ile açılacak tazminat davası davalarında hesaplanacak nispi harcın dörtte birini peşin olarak ödemesi gerekir.(HK.md.28/a) Ayrıca davacı belirlenecek olan gider avansını peşin olarak öder. Davanın açıldığı tarih esas defterine kayıt tarihi olarak kabul edilir.[3]
Av. Ramazan KARA
[1] KURU/ARSLAN/YILMAZ, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2004, s.342.
[2] ERCAN, İsmail, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.194.
[3] KURU/ARSLAN/YILMAZ, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2004, s.357.