- 0505 698 98 44
- 08:30–18:00
- bilgi@hartavikara.com
Giriş
Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi taşınmaz veya taşınır mallarda ortaklar arasında hukuki uyuşmazlıkların çözümü ve malvarlığının bireysel tasarrufa elverişli hale getirilmesi amacıyla açılan davalardır. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 698. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu davalar, ortaklar arasında çoğunlukla ciddi çekişmelere yol açsa da mülkiyet hakkının bireyselleştirilmesi adına önemli bir işleve sahiptir.
1. Ortaklığın Giderilmesi Davasının Hukuki Dayanakları
Ortaklığın giderilmesi davaları, öncelikle TMK’nın ilgili maddelerine dayanmaktadır:
Ayrıca, Türk Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) da davanın usul hükümlerini belirler.
2. Ortaklığın Giderilmesi Davalarının Türleri
Ortaklığın giderilmesi iki yöntemle gerçekleştirilebilir:
3. Dava Açma Ehliyeti ve Usul
4. Ortaklığın Giderilmesi Davasında Hakimin Yetkisi
Hakim, aynen taksimin mümkün olup olmadığını inceler. Eğer aynen taksim malın değerini düşürüyorsa veya fiilen mümkün değilse satışa karar verir. Bu noktada, öncelikle ortaklar arasında anlaşma sağlanarak bir satış yapılması teşvik edilir. Eğer bu mümkün değilse, açık artırma yöntemi uygulanır.
5. Uyuşmazlıklar ve Çözüm Yolları
Ortaklığın giderilmesi davaları, çoğunlukla aşağıdaki nedenlerle uyuşmazlık doğurabilir:
Bu uyuşmazlıkların çözümünde uzman bilirkişi raporları ve mahkeme kararları belirleyici rol oynar.
Sonuç
Ortaklığın giderilmesi davaları, mülkiyetin bireyselleştirilmesi ve ortaklık ilişkilerinin sona erdirilmesi açısından önem taşır. Ancak, davaların uzun sürebilmesi ve taraflar arasında anlaşmazlıklara yol açabilmesi nedeniyle, dava öncesinde uzlaşma sağlanması veya arabuluculuk mekanizmasının kullanılması tarafların lehine olacaktır. Hukukun temel amacı olan hakkaniyetin sağlanması adına, bu davalarda tarafların hak ve menfaatleri gözetilmelidir.
Çanakkale ili sınırları içerinde tarafımızca da
ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASI ÖNCESİ ARABULUCULUK
Giriş
Ortaklığın giderilmesi davaları, ortaklar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde mahkemeye başvurulan en yaygın yöntemlerden biridir. Ancak son yıllarda, dava açılmadan önce tarafların uzlaşmasını sağlamak amacıyla arabuluculuk mekanizması öne çıkmıştır. Özellikle zorunlu arabuluculuk uygulamaları, hem yargı sürecinin yükünü azaltmayı hem de taraflar arasında dostane çözümler üretmeyi hedeflemektedir. Bu makalede, ortaklığın giderilmesi davalarında arabuluculuğun rolü ve uygulaması ele alınacaktır.
1. Arabuluculuğun Hukuki Dayanağı
Türk hukuk sisteminde arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenmiştir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında zorunlu arabuluculuk uygulaması bulunmamaktadır. Ancak, taraflar dava öncesinde gönüllü olarak arabuluculuk sürecine başvurabilir.
2. Arabuluculuğun Ortaklığın Giderilmesindeki Avantajları
Arabuluculuk süreci, ortaklığın giderilmesi davalarında şu avantajları sağlar:
3. Arabuluculuk Süreci
Arabuluculuk süreci, şu aşamalardan oluşur:
4. Ortaklık Uyuşmazlıklarında Arabuluculuğun Örnek Çözümleri
5. Arabuluculuğun Başarısız Olduğu Durumlar
Arabuluculuk sürecinin başarısız olduğu durumlarda, tarafların uyuşmazlığı sulh hukuk mahkemesi nezdinde çözülür. Ancak bu süreçte, arabuluculuk görüşmeleri sırasında ortaya çıkan çözüm önerileri mahkemede taraflarca dikkate alınabilir.
Sonuç
Ortaklığın giderilmesi davaları, taraflar arasındaki mülkiyet ilişkilerinin sonlandırılmasını amaçlayan teknik davalardır. Bu süreçte arabuluculuk, hem dava öncesi dostane bir çözüm yolu sunması hem de taraflar arasında gereksiz husumeti önlemesi açısından önemli bir araçtır. Her ne kadar bu davalarda zorunlu arabuluculuk bulunmasa da gönüllü arabuluculuğun teşvik edilmesi, tarafların zaman ve maliyet tasarrufu sağlaması bakımından faydalıdır.